|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Premium Üye
Mesajlar: 7.876
|
Üsteğmen sehven mi cezaevinde? Böyle hata olur mu demeyin. İşin ucunda 29 aydır haksız yere cezaevinde yatan o teğmenin yanını boylamak var. Bundan 29 ay önce 23 ilde Hizb-ut Tahrir örgütüne eşzamanlı bir operasyon yapıldı. 4 gün sonra polisten sızdırılan bilgiler ışığında bazı gazeteler bu operasyonları manşetlerinden şöyle duyurdu: Hizb-Ut Tahrir örgütünde Ergenekon bağlantısı “…Ergenekon yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin de Hizb-Ut Tahrir ile bağlantılı….” Sabah Gazetesi Hizbuttahrir, Ergenekon sanıklarıyla telefonla görüşmüş “………..Ergenekon soruşturması kapsamında, Karargâh Evleri yöneticisi oldukları iddiasıyla Ankara’da tutuklanan Kemal Aydın ve Neriman Aydın’ın evlerinde yapılan aramalarda Hizbuttahrir örgütüne ait belgeler ele geçirilmişti. Aydın ile irtibatlı olan teğmenler Mehmet Ali Çelebi…” Zaman gazetesi Ergenekon ile Hizb-ut Tahrir kol kola yakalandı “………Ergenekon soruşturmasının 7. dalgasında gözaltına alınıp, soruşturma kapsamında tutuklanan ilk muvazzaf subay olan Mehmet Ali Çelebi’nin Hizb-ut Tahrir üyelerine ‘İrtibatı koparmayalım. Büyük işlere imza atacağız’ mesajı attığı ortaya çıkmıştı.” Star gazetesi Hilafetçi Ergenekon “İstanbul’da Uluslararası Hilafet Toplantısı düzenlemeye hazırlanırken MİT’in ihbarıyla yakalanan Hizb-ut Tahrir liderlerinin Ergenekon sanıklarıyla bağlantısı ortaya çıktı.” Taraf gazetesi Tutuklandıktan 29 ay sonra yani birkaç gün önce Teğmen Mehmet Ali Çelebi davasında çok önemli bir delilin sehven yani hatayla kaydedildiği ortaya çıktı. Meğerse polis teğmen gözaltına alındıktan sonra emniyette telefonunu yanlışlıkla açmış ve yine yanlışlıkla Hizb-ut Tahrir örgütü üyeliği ile suçlanan bir başkasının telefon kayıtlarını kaydetmiş. “Böyle hata olur mu” demeyin. Dün emniyet müdürlüğü ile teğmenin avukatları arasında açıklama düellosu yaşandı. İçişleri soruşturma başlattığını söyledi. Ana akım medya olayın üzerine gitmekte tereddütlü. Olayı manşetlerden duyuran gazeteler ise mahcup bir şekilde “Ama öyle değil” diyerek emniyetin açıklamasına sarılıyor. Ana akım medyada ‘kuzuların sessizliği’ hâkim. Birkaç köşe yazarı ve birkaç gazete hariç manşetlik haberi görmezden geliyorlar. Oysa bu, Ergenekon davasında bugüne kadar ortaya çıkan en büyük skandaldır. Peki ama neden bu kadar kolay geçiştiriliyor, sadece gazetecilik olarak büyütülmesi gereken bir haber görmezden geliniyor. Nedenini söyleyeyim: Sindirildik. İşin ucunda 29 aydır haksız yere cezaevinde yatan o teğmenin yanını boylamak var. Biliyoruz ki olayın üzerine gidenlerin başına olmadık felaketler gelebilir. Bir bakmışsınız bir telefon konuşmanız internette, bir bakmışsınız bir örgüte iliştirilmişsiniz bile… Bir de bakmışsınız aylarca cezaevindesiniz. Bu yükü ne bu ülke taşıyabilir ne bu emniyet ne de Ergenekon davası. O teğmen 29 aydır neden cezaevinde yatıyor? Bu soruya vereceğiniz cevap tüm bu korkuların da sağlaması olacak. Ama doğru ama yanlış… Tweet
|
|
|
|