|
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Admin
Mesajlar: 9.234
|
Prof. Dr. Zekeriya Güler'den çeşitli konularda cevaplar. Sayın hocam, “Ey iman edenler! Allah’a karşı hakkıyla/gereği gibi takva sahibi olun ve ancak Müslüman olarak can verin” ayetinde geçen “takva” hakkında bilgi vermenizi istiyorum. Şükran ve hürmetlerimle. Bahis konusu “Ey iman edenler! Allah’a karşı hakkıyla/gereği gibi takva sahibi olun ve ancak Müslüman olarak can verin”(Âl-i İmrân 3/102) âyeti şu âyetle birlikte düşünülmelidir: “O halde gücünüz yettiğince Allah’a karşı takva sahibi olun”(Tegâbün 64/16). Hadis ve fıkıh âlimi Nevevî, “Takva, hesap gününde zarar veren/mahcup eden şeylerden kaçınmaktır” der. Fıkıh ve tefsir âlimi Beyzâvî de “Bu kitap, hiç şüphe yok, takva sahipleri (müttakiler, sakınanlar) için bir rehberdir” âyetindeki müttakî kelimesini şöyle açıklar: “Şerîat örfünde müttakî, âhirette zarar verecek şeylerden kendisini (dünyada iken) koruyan ve kollayan kimsedir”. Esasen İslâm âlimlerine göre takvanın üç mertebesi vardır: a) Şirkten sakınmak ve uzak durmak, b) Günah ve haram olan her şeyden sakınmak, c) Allah’tan başka (mâsivallah) her şeyden uzak durmak, O’nu anmaktan gönlü alıkoyan her şeyi bir yana atmak. Şu olay, sahâbe neslinin takva titizliğini gösterir: Bir gün Abdullah b. Abbâs (r.a) ölüm döşeğinde olan Hz. Âişe’yi ziyaret etmek için izin istemişti. Hz. Âişe: -Onun beni övmesinden (ve tezkiye etmesinden) korkuyorum, deyince yanında bulunanlar: -O, Rasûlullah’ın (s.a) amcazâdesidir, dedi. Hz. Âişe: -Ona izin verin!, dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Abbâs (geldi ve): -Kendini nasıl hissediyorsun? diye sordu. Hz. Âişe: -İyiyim, şayet takva ehlinden isem, diye cevap verdi. Abdullah b. Abbâs: -İnşâallah sen iyisindir. (Zira sen) Rasûlullah’ın (s.a) eşisin. O, senden başka genç bir kadınla evlenmedi. (İfk hâdisesinde) senin mazeretin (savunma, tezkiye) gökyüzünden indi, diyerek Hz. Âişe’yi teselli etti (Buhârî, Tefsîr (sûre 24), 9). Sonuç itibariyle takva, bireysel ve toplumsal hayatında Müslüman’ın, görev ve sorumluluğunun farkında olması demektir. Müttaki, Allah’ı gücendirmekten korkup O’na karşı gereği gibi saygılı olan; günah, haram ve şüpheli şeylerden sakınan kimsedir. “Kul, günaha girerim endişesiyle yapılması sakıncalı olmayan bazı şeyleri bile terketmedikçe müttakiler derecesine ulaşmaz” hadisi (Tirmizî, Kıyâmet 19; İbni Mâce, Zühd, 24) bu noktayı açıklar. Cennete götürecek şeyin iyi ahlak ve takva olduğunu gösteren pek çok âyet ve hadis vardır. Her hâlükârda Müslüman, hesap gününde savunulamayacak her türlü söylem ve eylemden uzak durarak olgun bir insan ve mükemmel bir kul olmalıdır. Çünkü “Allah nezdinde sizin en üstün olanınız, en takvalı olanınızdır” âyeti (Hucurât 49/13), Müslüman kişiliğin değer ölçüsünü öğretir. Tweet
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| bilgiler , hakkında , nedir , takva |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|